18 Kasım 2014 Salı

23 Kasım 2013 Cumartesi

ArtAlem

Türkiye'nin Online Sanat Galerisi 



www.artalem.com


Amacımız;

2000’ li yılları yaşadığımız bu hızlı akışın içinde, zamansızlığa yenik düşmeden güzel sanatların bir parçası olan plastik sanatının eserlerini ve yaratıcılarını sizlerle buluşturmaktır.

Plastik sanatın tüm unsurlarını; sanatçıyı ve sanatseveri bir anlamda aynı alan üzerinde buluşturmayı hedef alarak hazırladığımız “ ArtAlem “ sizlerin hizmetinde.
Saygılarımızla.

14 Eylül 2013 Cumartesi

Yeşim Ayşem


1969 yılında Münih'te doğmuştur. Sanat ile iç içe olan bir aileden olması (Hattat olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin torunu, ünlü ressam Perihan Arel'in yeğenidir), bu yönde ilerlemesi için en büyük destekleyici bir faktör olmuştur.










Yeşim Ayşem, eğitiminin bir kısmını Almanya'da sürdürürken, Türkiye'ye yaptığı seyahatlerinde Perihan Arel'in çalışmalarından etkilenerek resim çalışmalarına başlamaya karar verir. Bu amaçla yurt dışında, Maria Groditzki'den resim dersleri alır ve Almanya'da bazı karma sergilere katılır. 1986 Türkiye'ye dönüşüyle, Perihan Arel'in stüdyosunda fırça ile biraz daha pekişerek, yağlı boya çalışmalarını ilerletip resme karşı olan bu hayranlığını bir kat daha artırmıştır. Sanatçının eserleri yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda resim kurumunda ve özel koleksiyonlarda bulunuyor.


http://www.artalem.com/categories.php?category=Ye%C5%9Fim-Ay%C5%9Fem-

9 Eylül 2013 Pazartesi

Ebru Dede

1975 İstanbul doğumludur. İki ya da üç boyutlu kişisel çalışmalarında resim, yazı, malzeme birlikteliklerini deneysel olarak uygulamakta aynı zamanda animasyon çalışmalarını sürdürmektedir. İçerik olarak geleneklerden, psikolojiden ve felsefeden yararlanarak kavramı ön plana almaktadır. Sanatın sanatçı açısından topluma yön gösterici olmadığına, fakat ne zaman ki bir sanat eseri topluma mal olduğunda sanatçının bu düşüncesinin artık bir önemi olmadığına inanmaktadır.


          Akademik Kariyer
Kadir Has MYO, Grafik Tasarımı Programı Öğretim Görevlisi (2009 - devam)
Eğitim Bilgileri
* Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Doktora Programı (2012 - devam)
* İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Müze Yönetimi (2009-2012) Tez Konusu: "Türkiye'de Modern Sanatın Gelişiminin Sanat Müzelerine Etkisi"
* Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü (2004-2008 Bölüm Birincisi)
* Accademia di Belle Arti, L`Aquila, İtalya, Resim&Grafik (2007 Erasmus)
          Uluslararası Sergi ve Sanat Etkinlikleri
2013, Patras, Yunanistan, Uluslararası Sanat Sempozyumu
2007, Assisi, İtalya, Uluslararası Genç Sanatçılar Sergisi
2007, Accademia di Belle Arti L`Aquila, İtalya, "Evim" Projesi Sergisi
Ulusal Sergi ve Sanat Etkinlikleri
2012, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Geleneksel Bahar Sergisi-Nik Sanat
2011, Karşı Sanat, "Diyarbakır Hapishanesi Ne Yana Düşer?"
2011, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Geleneksel Bahar Sergisi - Nik Sanat
2010, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İstanbul Konulu Nik Sanat Karma Sergi
2009, Galeri Binyıl, Haftanın Sanatçıları-3 Sergisi
2009, Galeri Binyıl, Haftanın Sanatçıları-2 Sergisi
2009, Denizcilik Müzesi, "Balık" Konulu Karma Sergi
2008, Marmara Üniversitesi, GSF Kerim Kılıçarslan Atölye Sergisi
2007, Maltepe Üniversitesi Kemal Gürbüz Atölyesi Sergisi


 http://www.artalem.com/categories.php?category=Ebru-Dede-

25 Ağustos 2013 Pazar

Recep Çiftçi

Recep Çiftçi RÇ003 - Türkiye'nin Web Tabanlı Online Sanat Galerisi



Konya’da başlayan hayat macerası, 7 yaşından itibaren Fransa'da devam eden sanatçı, 43.
takvim yaşını sürdüğü günümüzde, kökü çok daha eskilere uzanan sanatı aracılığıyla tuvali
üzerinde fırçasıyla hayatın gerçekleri ve yalanları üzerine –ya da tersi- sorular sorup cevaplar arama
uğraşını tutkuyla sürdürüyor. Sanatçı Fransa’da sanat ve Fransız Edebiyatı üzerine eğitim aldı. Reims Güzel Sanatlar Akademisi’nde; sembolist ressam ve heykeltıraş, Goya ve Shagall okulunun günümüzdeki güçlü temsilcisi ressam Luc Simon'un öğrencisi oldu. Yağlı boya ve akrilik tekniklerini geliştirirken, gelecekteki sanat rotası da bu dönemde şekillendi.
Bugüne kadar Reims'de iki (Salon Orange, Musée St Rémy),St Quentin'de Musée Maurice Lecuyer'de ve iki İstanbul’da toplam beş sergi açtı.



 www.artalem.com



www.artalem.com

info@artalem.com

20 Ağustos 2013 Salı

ArtAlem

Türkiye'nin Web Tabanlı Online Sanat Galerisi


2000’ li yılları yaşadığımız bu hızlı akışın içinde, zamansızlığa yenik düşmeden güzel sanatların bir parçası olan plastik sanatının eserlerini ve yaratıcılarını sizlerle buluşturmaktır.

Plastik sanatın tüm unsurlarını; sanatçıyı ve sanatseveri bir anlamda aynı alan üzerinde buluşturmayı hedef alarak hazırladığımız “ ArtAlem “ sizlerin hizmetinde.

www.artalem.com


E-Posta : info@artalem.com
 



30 Mart 2013 Cumartesi

11 Kasım 2012 Pazar

İbrahim Çallı

Bir önceki haberde söz vermiş olduğum gibi İbrahim Çallı yazıma başlayacağım. Ancak bilgilendirme yazıma başlamadan önce ArtAlem Blog'unda hangi Türk sanatçıyla ilgili bir yazı ortaya çıksa büyük sanatçı mutlaka bir izde yada oluşumda adı geçmektedir. İzlenimcilerin önde gelen temsilcisi olduğu da yadsınamaz gerçekler arasındadır.


İbrahim Çallı 
( 1882 Çal, Denizli / 1960 İstanbul )

Genç yaşta İstanbul'a gelmiş, küçük memuriyetlerde bulunmuştur. Şeker Ahmet Paşa aracılığıyla 1906'da Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girmiştir. 1910'da okulu bitiren Çallı, ertesi yıl devlet tarafından Paras'e yollanmış ve burada Fernand Corman atölyesinde eğitim almıştır. Özellikle Paris'te bulunduğu dönemdeki Kübizm akımına da bunun yanında diğer taraftan çağdaş sanat akımlarına da ilgi duymamıştır. Daha çok İzlenimcilik teknik ve renklerini benimsemiştir. 1. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte geri dönmüş ve Sanayi-i Nefise Mektebi'nde göreve başlamıştır.



Daha önce Sami Yetik yazımdan hatırlanacağı üzere , Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın Şişli'de açtığı atölyesinde Türk Topçuları, Milli Mücadele, Gece Baskını ve Yaralı gibi savaş resimleri yapmıştır. Çallı'da diğer arkadaşları gibi Fransız İzlenmcileri'nin yoğun etkilerini getirmişler ve Çallı Kuşağı olarak da adlandırabileceğimiz 1914 Kuşağı sanatçılarının öncüleri arasında yer almıştır. (Esasında 1914 Kuşağı'yla ilgili geniş bir araştırma ve bu araştırmayı yazıya dökmek lazım da , 2012 yılında kim İzlenimci'leri ve o kuşağı merak eder, düşünmeden edemiyorum.) 




Sanatçının canlı, parlak renkler ve serbest fırça vuruşlarıyla Boğaziçi ve Adalar'da yaptığı manzara , özellikle manolyaları, gülleri ve meyveleri işlediği ölüdoğaları , Atatürk ve İnönü posterlerinin yanı sıra Osman Hamdi Bey , Yahya Kemal gibi ünlülerin portreleri ve Çıplak, Uzanmış Çıplak , Yatan Çıplak gibi çıplaklarında bir duyumsallık söz konusudur. Esasında bu özelliği onun bir gözlemciden çok, nesneyle kaynaşıp bütünleşen bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.  Kuşağın diğer sanatçılarında da bu duyumsallık görülmektedir , fakat aynı coşkulu anlatım düzeyini pek yansıtamazlar.


Çallı'nın figürlerinin resim mekanıyla yoğun bir ilişki içinde ele alındığını ve sözü edilen duyumsallığın resim yüzeyindeki her ayrıntıya aktarıldığı görülmektedir. Reimdeki hareket ve yön ilişkileriyle düzeyin birliğini oluşturmuş, bütün ayrıntıları bir merkez çevresinde toplayabilmiştir.


1920 sonlarında Çallı ve arkadaşları önce Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği'nin sonra da D gurubu'nun eleştirileriyle karşılamıştır. Bu dönemde sanatçı " Mevleviler " dizisinde görüldüğü gibi soyutlamaya yönelmiştir. Hayatının son yıllarında daha çok ölüdoğalara yer vermiştir. Sanatçılığının yanı sıra eğitim yönüde oldukça etkileyicidir. Şeref Akdik, Refik Epikman, Mahmut Cuda, Ali Avni Çelebi ve Zeki Kocamemi gibi pek çok sanatçı yetiştirmiştir.








www.artalem.com



























www.artalem.com

5 Kasım 2012 Pazartesi

Kayalıktaki çıplaklar 500 bin liraya satıldı_İbrahim ÇALLI

 İbrahim Çallı’nın terk edilmiş bir evde uzun yıllar rulo halinde tutulan ”Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar” adlı tablosu, 500 bin liraya satıldı.

”Karşı Müzayede” tarafından Bağlarbaşı’ndaki International Art Center’de (IAC) gerçekleştirilen Anadolu yakasının ilk müzayedesinde, 330 eser satışa çıkarıldı.

Müzayedenin en ilgi çeken eseri, İbrahim Çallı’nın 3 metre boyundaki ”en büyük ve mitolojik” tablosu olarak bilinen 80 yıllık ”Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar” isimli eseri oldu. 400 bin liradan satışa çıkarılan ve 4 sanatseverin almaya talip olduğu tablo, müzayedeye telefonla katılan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir sanatsevere 500 bin liraya satıldı.

IAC İstanbul’un kurucusu Hafize Uncuoğlu, İbrahim Çallı’nın ”Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar” isimli çalışmasının satılmasından dolayı hem üzgün hem de mutlu olduklarını ifade ederek, ”Bugünkü müzayedenin Anadolu yakasında gerçekleştirilen ilk müzayede olması nedeniyle, çok heyecanlıyız. Anadolu yakası ve sanat adına hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Uncuoğlu, tarihi bir ana tanık olduklarını anlatarak, kayıp olan 80 yıllık bir eseri sanat camiasına kazandırdıklarını kaydetti.

Müzayedeye katılan İbrahim Çallı’nın torunu Yaşar Çallı ise ”Batı anlamındaki Türk resminin öncüleri İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Ruhi Arel ve Sami Yitik’tir. Bu tablo, Avrupa ülkelerinden birinde yapılsaydı, daha iyi bir fiyata satılırdı. Müzayedeye daha çok devlet erkanı ve sanatseverin katılmasını beklerdim” dedi.









Çallı’nın ”Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar” eserinin hikayesi şöyle:

”1930’lu yıllarda Mustafa Kemal Atatürk, İbrahim Çallı’ya Kaşık Adası’nda çalışması için bir yer tahsis eder. O yıllarda Burgazada’da İbrahim Çallı’nın doktoru Mehmet Medeni Akman yaşamaktadır. Çallı ve Akman’ın dostluğu, uzun yıllar devam eder. Çallı, ’Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar’ adlı eserini, Mehmet Medeni Bey için yapar. Çallı’nın o dönemde, bu kadar büyük tuval olmadığı için 2 tuvali birleştirerek yaptığı 2.98 X 2.18 boyutlarındaki tablo, Medeni Bey’in Burgazada’daki yalısında uzun yıllar asılı kalır. Mehmet Medeni Bey’in ölümünden sonra, boyutundan dolayı uzun süre bakımsız kalan tablo, Bayram Karşıt’ın gözetimine geçerek, restore edilir ve İbrahim Çallı’ya ait olduğu belgelenir, ayrıca Bayram Karşıt tarafından sertifikası da verilir. Ancak eser, rulo şeklinde saklandığı için Çallı’nın imzası dökülmüştür. Son olarak restorasyon işleri, Prof. Dr. Süleyman Saim Tekcan tarafından denetlenir ve korumaya alınır. Eserin, 1930’lu yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor.” Müzayedede, İbrahim Safi, Nazmi Ziya, Sabri Berkel, Avni Arbaş, Nuri Abaç, Fikret Mualla, Adnan Çoker, Abidin Dino ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun da aralarında bulunduğu birçok sanatçının yaklaşık 100 eseri, alıcı buldu. Kaynak: www.milliyet.com.tr





Bir İbrahim Çallı araştırması ve bilgileri tazelemek için YAKINDA....